ANASAYFA
FEDARASYON BAŞKANI’NDAN
GENEL BAŞKAN
KURUMSAL
HAKKIMIZDA
FAALİYETLERİMİZ
İMAM HATİP LİSELERİ
İLAHİYAT FAKÜLTELERİ
YAYINLARIMIZ
SÖYLEŞİ VE RÖPORTAJLAR
MAKALELER
LİNKLER
E-BÜLTEN
BİLGİ - BELGE - DÖKÜMAN
İLETİŞİM
       
İSLAM'IN KADINA VERDİĞİ DEĞER  
   Kur’an-ı Kerim’de “biz sizleri bir kadın ve bir erkekten yarattık[1] ve bazınızı bazınıza üstün kıldık[2]” ayet-i kerimelerinde olduğu gibi, insanoğlu kadın ve erkek denilen iki ayrı cinsten yaratılmıştır.

    Bunlardan bir tanesi pozitif, bir tanesi negatif olup, adeta birbirlerini tamamlayan, elmanın iki parçası gibidirler. İkisi de insandır ve insanı insan yapan hukuki şartlar içerisinde birbirlerine eşittir. Deylemi’de geçen bir hadis-i şerifte, elindeki tarağı gösteren Allah Resulü (sav), “şu tarağın dişleri gibi, kadın-erkek siz birbirinize eşitsiniz” buyurmuşlardır.[1]
    Ayet-i kerimede bahsedildiği gibi, insanoğlu kadın ve erkek olmak üzere iki unsurdan yaratılmıştır. Yani bunlar, insanlık alemini bütünleyen iki parçadır. Bunlardan bir tanesinin eksik olması, insanlık alemini de eksik hale getirir. Nasıl ki, kadın veya erkekten birisi olmadığı zaman aile aile olmaktan çıkıyorsa, aynen öyle de, sosyal hayatta kadın layık olduğu yere gelmediği veya erkek layık olduğu yeri işgal edemediği takdirde, içtimai hayatta eksik, arızalı ve problemli olmaktadır.
    Bu sebeple ayet-i kerimede belirtildiği gibi, kadın ve erkek iki ayrı cins olarak, ancak bir elmanın iki yarısı gibi birbirini bütünleyecek şekilde yaratılmıştır. Bu yüzden İslam dini, cinsiyet ayırımcılığına kesinlikle karşıdır. Ayet-i kerimedeki ;
 “…bazınızı bazınıza üstün kıldık…”[2]
ifadesinden açıkça anlaşıldığı üzere, bazı sıfatlarda kadınlar erkeklerden üstündür, bazı sıfatlarda da erkekler kadınlardan üstündür. Fıtratları ve fıtratlarının temayülleri gereği hayatın bazı ünitelerinde birbirlerine üstünlük göstermeleri gayet doğaldır. Ancak emirlik, idare ve otorite açısından bakıldığında, erkeğin bu vasıflar açısından kadından bir adım ileride yaratılması, İslam toplumunda aile reisinin, sosyal ve içtimai hayatta toparlayıcı şahsiyetin erkek olmasını netice vermiştir. Ama bu, erkeğin egemen olduğu anlamına gelmez. Çünkü, İslam’da liderlik, padişahlık şeklinde bir otoriteye değil, istişareye, şuraya ve meşverete dayanan bir organizasyona istinad eder. İslam’ı bir bütün olarak ele aldığımız taktirde, erkeğin fıtratından temayül ederek aile içerisindeki reisliği veya toplum içerisindeki konumu, kadın üzerinde tasallutunu gerektirmez. Tarihin bazı dönemlerindeki uygulamaların böyle olmaması, İslamiyet’in suçu değildir; aksine, İslamiyet’in doğru öğrenilmemesinin ve yaşanmamasının bir neticesidir!
       Kur'an’ın belirlediği toplum yapısı ve bu toplum yapısındaki kadın erkek münasebetleri dikkatle incelenmeli ve Cenab-ı Hakk’ın koyduğu ölçülere uygun bir sosyal yapı içerisinde kadın-erkek münasebetleri tanzim edilmelidir. Kur'an’ın belirlediği kadın-erkek münasebetleri ve toplumda kadının yeri, kainatı ve bütün insanları yaratan Halık-ı Külli Şey’in fıtrat programına en uygun bir surette planlanmıştır. Bu fıtri programın belirlediği içtimai denge ile oynamak, kadının toplumdaki yerini ve konumunu değiştirmeye kalkmak, içtimai yapıyı bozan en tehlikeli hatadır.
Kadın bulaşık bir kap, değersiz bir maden parçası olamdığı gibi, yeri de bulaşık kaplarının, maden parçalarının bulunduğu yer değildir. O eşsiz bir pırlantadır ve mutlaka sedef kakmalı pırlanta kutularında korunmalıdır.[3]
         Meseleye olduğu gibi, kadının İslam toplumundaki yeri hususunda da ifrat ve tefrite gitmek, sosyal yapıyı perişan edecek iki tehlike netice verir. Şöyle ki:
           
Birinci netice: Kadının İslam’dan, Kur'an’dan yani bizzat Cenab-ı Hakk’tan almış olduğu haklarını gasbederek, bütün haklarını elinden almak sureti ile evine hapsetmek, aşağılamak, dövmek, insan olması cihetiyle bütün haklarını, hususan eğitim hakkını elinden almak, tesettürde ifratkarane ve gayr-ı fıtrî tarz ve tavra sevk etmek ve elhasıl, kadını toplumdan tamamen tecrit etmek: Erkek cinsinde kadına; kadın cinsinde erkeğe karşı fıtrî temayülü şiddetle körükleyerek gayr-ı insanî ve gayr-ı fitrî boyutlara çeker. Çünkü psikolojide değişmez bir kaide-i küllidir ki; “Bastırılan duygular bir zaman sonra patlama suretinde açığa çıkar”. Hele bu duygular bir de şiddetli merak ve kuvvetli heva-i nefsle desteklenirse –hafizan Allah- bir kısım sapkınlığın ve su-i ahlakın kapısını aralar.
               İkinci netice: Kadın hakları; hak ve özgürlükler ve özgür kadın gibi sloganların arkasına sığınarak kadınları açık-saçık gezdirmek, her türlü milli, dini ve ahlaki duygudan sıyırmaktır ki kendi ideolojik, siyasi, ticari ya da nefsani metaı haline getirmek isteyen şahıs yada şahs-ı manevilerin elinde kadını oyuncak yapar. Toplumda insanlığı değil, kadınlığı ön plana çıkar. Cinsiyeti temsil eden bir meta gibi kullanılmaya başlar. Bu durum da aynen diğeri gibi, kadını köleleştiren, şahsiyetini, gururunu rencide eden ve bir kısım hak ve özgürlüklerini tamamen yada kısmen yok eden veya ağır yaralar açan bir durumdur.
            Hiçbir şeyin ifrat ve tefriti iyi olmadığı gibi, kadının islamiyete göre içtimai hayattaki yerini oluşturan prensipler nokta-i nazarından da ifrat ve tefrit son derece tehlikelidir. Doğru olan, sırat-ı müstakim olan Kur'an’ın ölçüleridir.


Elhâsıl; Efendimiz (sav)’in de buyurduğu gibi, bizler kadın-erkek, tarağın dişleri gibi, Allah'ın indinde ve tarih önünde birbirimize eşitiz. Önemli olan haktır ve içtimai hayatta hakkaniyete uygun olması cihetiyle kadın-erkek münasebetlerini hukuki ve ahlaki bir zeminde fıtrata müsavi bir surette ve İslamın daire-i nuranisi içerisinde tanzim etmek ve bu münasebetin Avrupada olduğu gibi cinsler arası bir savaş ve mücadele haline gelmesine müsaade etmemektir. Unutulmamalıdır ki, bizi Allah’a yaklaştıran, dünya ve ahirette, saadet ve mutluluğa eriştirecek olan,  ırkımız, rengimiz, cinsiyetimiz değildir; ancak ilmimiz, ahlakımız, nezaketimiz ve takvamızdır.

M.İ.B



[1] Deylemî – Kitabun nisa

[2] Nisâ Sûresi /32.

[3] M. Fethullah Gülen / Ölçü veya yoldaki Işıklar

R

R

 
 
 
Anasayfa | Yönetim Kurulu | Misyonumuz | Vizyonumuz | Amacımız | Faaliyetlerimiz | Yayınlarımız | Söyleşi ve Röportaj
İHL Linkleri | Linkler | Üyelik | Bağış | Bize Ulaşın
HACKER YAZILIM & DONANIM